PISA 2025 SONUÇLARI: TÜRKİYE FEN, OKUMA VE MATEMATİKTE TARİHİNİN EN BÜYÜK SIÇRAMASINI YAPTI

PISA 2025 SONUÇLARI: TÜRKİYE FEN, OKUMA VE MATEMATİKTE TARİHİNİN EN BÜYÜK SIÇRAMASINI YAPTI


Eğitim dünyasının üç yılda bir merakla beklediği Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı PISA 2025 sonuçları, 8 Eylül 2026'da tüm dünyayla eş zamanlı olarak duyuruldu. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı'nın (OECD) 91 ülkenin katılımıyla yürüttüğü bu küresel değerlendirmede Türkiye, eğitim tarihinde benzeri az görülen bir performans sergiledi.

Açıklanan verilere göre Türkiye; fen bilimleri, okuma becerileri ve matematiğin üçünde birden hem puanını hem sıralamasını belirgin biçimde yükseltti. Dünya genelinde ve OECD ortalamasında eğitim performanslarının uzun vadede gerilediği bir dönemde Türkiye'nin gösterdiği bu yükseliş, ülkeyi PISA 2025'in öne çıkan başarı örneklerinden biri hâline getirdi: Türkiye, 2022 sonuçlarına kıyasla üç alanda da puanını en fazla artıran OECD ülkesi oldu.

Bu yazıda PISA 2025 Türkiye sonuçlarını; sıralamalardaki değişimi, puan artışlarını, 2003'ten bugüne uzanan gelişim çizgisini ve bu tablonun arkasındaki dinamikleri ele alıyoruz.

PISA Nedir, Neden Önemlidir?

PISA (Programme for International Student Assessment), OECD'nin üç yılda bir uyguladığı ve 15 yaş grubundaki öğrencilerin edindikleri bilgi ve becerileri ölçen en kapsamlı uluslararası eğitim araştırmasıdır. Sınavın odağı, öğrencilerin okulda öğrendiklerini günlük hayattaki gerçekçi problemlerde kullanabilme, analiz etme, akıl yürütme ve etkili iletişim kurma becerileridir.

Türkiye, PISA'ya katıldığı ilk yıl olan 2003'ten bu yana kesintisiz yer almaktadır. Katılımcı ülke sayısı da yıllar içinde sürekli artmıştır: 2003'te 41, 2006'da 57, 2009 ve 2012'de 65, 2015'te 72, 2018'de 79, 2022'de 81 ve nihayet 2025 döngüsünde rekor bir seviyeye, 91 ülkeye ulaşmıştır.

PISA 2025 Türkiye Uygulaması Nasıl Yapıldı?

PISA 2025 nihai uygulaması, Türkiye'yi en doğru şekilde temsil edebilmek amacıyla titiz bir örneklem yöntemiyle yürütüldü. 14 Nisan - 16 Mayıs 2025 tarihleri arasında, ülkenin 12 farklı bölgesinden ve 56 ilinden seçilen 203 okulda, örgün eğitimdeki 15 yaş grubunu temsil eden toplam 7.702 öğrenciye bilgisayar tabanlı sınav uygulandı.

Sonuçlar, biri Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ülke raporu, diğeri OECD'nin kendi kaleme aldığı küresel rapor olmak üzere iki ayrı belgeyle kamuoyuyla paylaşıldı. Her iki rapor da Türkiye'nin üç alanda da 2022 döngüsüne kıyasla belirgin biçimde daha yüksek puanlar elde ettiğini teyit ediyor.

PISA 2025 sıralama : Sıralamalarda Tarihî Sıçrama

Katılımcı ülke sayısının 81'den 91'e çıkmasına rağmen Türkiye, hem dünya genelinde hem OECD içindeki sıralamasını üç alanda da yukarı taşıdı.

PISA 2025 sıralaması tablosu nasıl?

PISA 2022 ile PISA 2025 karşılaştırıldığında ortaya çıkan tablo şöyle:

  • Fen Bilimleri: Türkiye, tüm ülkeler arasında 34. sıradan 19. sıraya, tam 15 basamak yükseldi. OECD ülkeleri arasında ise 29. sıradan 14. sıraya (38 OECD üyesi arasında) çıktı.

  • Okuma Becerileri: Tüm ülkeler arasında 36. sıradan 18. sıraya, 18 basamaklık bir sıçrama yaşandı. OECD içinde ise 30. sıradan 13. sıraya yükseldi.

  • Matematik: Tüm dünyada 39. sıradan 28. sıraya, 11 basamak ilerleme kaydedildi. OECD üyeleri arasında ise 32. sıradan 23. sıraya çıkıldı.

Puanlardaki Artış ve OECD Ortalamalarının Aşılması

PISA 2025 sıralamasının en dikkat çekici yönlerinden biri, dünya genelinde ve OECD bünyesinde puanlar düşerken Türkiye'nin puanlarını kayda değer ölçüde artırmasıdır.

Fen bilimleri bu döngünün ağırlıklı alanı olarak belirlendi ve Türkiye burada zirveye ulaştı: OECD genelinde fen puanları gerilerken Türkiye ortalamasını 2022'ye göre 18 puan, 2018'e göre ise 26 puan artırdı. PISA 2025'te OECD ortalaması 482, tüm ülkelerin ortalaması 443 puan olurken Türkiye 494 puana ulaştı — yani her iki ortalamanın da üzerine çıktı ve OECD ortalamasını 12 puan geçti.

Okuma becerilerinde de PISA 2025 sıralamasında benzer bir tablo var. Türkiye puanını 2022'ye göre 16 puan artırarak 472'ye çıkardı. OECD ortalaması 461, tüm ülkelerin ortalaması 420 puan olarak açıklandı; Türkiye böylece ilk kez okumada da OECD ortalamasının üzerine çıktı. 2018'de OECD ortalamasının 21 puan gerisinde olan Türkiye, bu farkı kapatıp OECD'nin 11 puan önüne geçti. Tüm ülkeler ortalamasıyla arasındaki fark ise 2018'de yalnızca 13 puanken, 2025'te 52 puana yükseldi.

Matematikte PISA 2025 sıralamasında ise Türkiye ortalamasını 2022'ye göre 9 puan artırarak 462'ye taşıdı. OECD ortalaması 463, dünya ortalaması 429 puan olarak gerçekleşti. Türkiye, dünya ortalamasının 33 puan üzerinde yer alırken OECD ortalamasını neredeyse tamamen yakaladı.

2003'ten 2025'e: Uzun Vadeli Gelişim

Bu başarı, tek seferlik bir sıçrama değil, uzun soluklu bir gelişimin sonucu. Türkiye'nin PISA'ya ilk katıldığı 2003 ile 2025 karşılaştırıldığında:

  • Fen bilimlerinde puan 434'ten 494'e, yani 60 puan arttı.

  • Okuma becerilerinde puan 441'den 472'ye, 31 puan yükseldi.

  • Matematikte puan 423'ten 462'ye, 39 puan çıktı.

Katılımcı ülke sayısı 41'den 91'e yükseldiği için uzun vadeli değerlendirmede göreli sıralama (yüzdelik dilim) daha sağlıklı bir gösterge kabul ediliyor. Buna göre Türkiye, 2003'ten 2025'e üç alanda da göreli konumunu yüzde 50'nin üzerinde iyileştirdi:

  • Fen bilimlerinde 35. sıradan 19. sıraya çıkarak göreli konumunu yüzde 64 iyileştirdi.

  • Okuma becerilerinde 33. sıradan 18. sıraya çıkarak yüzde 60 iyileşme kaydetti.

  • Matematikte 34. sıradan 28. sıraya çıkarak yüzde 52 iyileşme gösterdi.

Son 10 yıllık veriler incelendiğinde Türkiye, fen bilimleri, matematik ve okuma becerilerinin üçünde birden puanını kesintisiz artıran tek OECD üyesi ülke oldu.

Öğrenci Profili: Hem Tabanda Hem Zirvede İlerleme

Bir eğitim sisteminin gücü, hem geride kalan öğrencileri temel becerilerle donatabilmesinde hem de üst düzey performans gösterecek öğrenciler yetiştirebilmesinde ölçülür. PISA 2025 verileri, Türkiye'nin her iki cephede de mesafe kat ettiğini gösteriyor: asgari yeterlik düzeyindeki öğrenci oranı üç alanda da arttı, üst düzey performans gösteren öğrenci oranı ise PISA tarihindeki en yüksek seviyelere ulaştı.

Üst düzey performans gösteren öğrenci oranlarındaki değişim şöyle:

  • Fen bilimleri: 2022'de yüzde 4,0 olan oran, 2025'te yüzde 7,4'e çıktı ve ilk kez OECD ortalaması olan yüzde 7,2'nin üzerine geçti.

  • Okuma becerileri: Oran yüzde 1,9'dan yüzde 4,2'ye yükseldi.

  • Matematik: Oran yüzde 5,4'ten yüzde 7,9'a çıktı.

Türkiye, üç alanda birden hem asgari hem üst düzey performans gösteren öğrenci oranını artırabilen az sayıdaki OECD ülkesinden biri oldu. Bununla birlikte matematikte öğrencilerin önemli bir bölümünün (yaklaşık üçte biri) hâlâ asgari yeterlik düzeyinin altında kaldığı, bu alanın gelişime açık kaldığını gösteriyor.

Başarının Arkasındaki Dinamikler: Öğrenme Ortamları ve Öğretmen Niteliği

PISA anketlerinden elde edilen veriler, Türkiye'deki fiziki ve sosyal öğrenme ortamlarının durumunun OECD ortalamasının üzerinde olduğuna işaret ediyor. Bu tablo, 2003'ten itibaren eğitimde fırsat eşitliğini artırmaya ve öğrenme ortamlarını iyileştirmeye yönelik adımların sahaya yansıdığının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Benzer şekilde, Türkiye'de öğretmen eksikliğinin azaltılması ve mevcut öğretmenlerin niteliğinin geliştirilmesi yönündeki iyileşme hızı da OECD ortalamasının belirgin biçimde üzerinde gerçekleşti.

Bakan Tekin'den Değerlendirme

PISA 2025 sonuçlarının açıklanmasının ardından Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Slovakya'nın başkenti Bratislava'da düzenlenen PISA 2025 Bölgesel Toplantısı'na katılarak Türkiye'nin bu sonuçlara nasıl ulaştığını uluslararası kamuoyuyla paylaştı. Tekin, toplantıda Türkiye'nin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematiğin üçünde birden performansını anlamlı ölçüde artıran tek OECD ülkesi olduğunu vurguladı; son on yılda hem en başarılı öğrencilerin oranını yükseltme hem de asgari düzeyin altındaki öğrenci oranını azaltma konusunda eş zamanlı ilerleme kaydeden iki OECD ülkesinden birinin Türkiye olduğunu belirtti.

Türkiye Eğitimde Yükselen Bir Aktör

PISA 2025 sonuçları, Türkiye'nin eğitimde yükselen bir aktör konumuna geldiğini net biçimde ortaya koyuyor. 91 ülkenin yarıştığı bu küresel tabloda fen bilimleri ve okuma becerilerinde ilk kez OECD ortalamasının üzerine çıkılması, matematikte ise OECD ortalamasının neredeyse yakalanması, göz ardı edilemeyecek bir başarı.

Son 10 yılda üç alanda birden performansını kesintisiz artıran tek OECD ülkesi olmak, izlenen eğitim politikalarının bir sonucu olarak öne çıkıyor. Hem tabandaki öğrenci oranını yükseltmek hem de üst düzey performans gösteren öğrenci oranını rekor seviyelere taşımak, önümüzdeki dönemde bu kazanımların kalıcı hâle getirilmesi açısından önemli bir zemin oluşturuyor.

Kaynak: 

Verilerin kaynağı için bkz: Sınav Eğitim Kurumları - PISA 2025 Türkiye Analiz Raporu

Millî Eğitim Bakanlığı Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü PISA 2025 ülke raporu ve OECD PISA 2025 küresel raporu.


PISA 2025 SONUÇLARI: TÜRKİYE FEN, OKUMA VE MATEMATİKTE TARİHİNİN EN BÜYÜK SIÇRAMASINI YAPTI | Sınav Eğitim Kurumları