PISA 2025 Sonuçları | Türkiye Eğitimde Son 22 Yılın En Güçlü Yükselişini Yaşadı

PISA 2025 Sonuçları | Türkiye Eğitimde Son 22 Yılın En Güçlü Yükselişini Yaşadı
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından açıklanan PISA 2025 sonuçları, Türkiye eğitim sisteminin son yirmi yılda kaydettiği dönüşümü rakamlarla ortaya koydu. 91 ülkenin katıldığı ve 15 yaş grubundaki öğrencilerin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarındaki yetkinliklerini ölçen araştırmada Türkiye, üç alanın üçünde de hem puanını hem de uluslararası sıralamasını belirgin biçimde yükseltti. Bu yazıda, PISA 2025 verilerini sayısal olarak inceleyerek Türkiye'nin eğitimde nasıl bir "denge değişimi" yaşadığını ele alıyoruz.
PISA 2025 Araştırması Nasıl Yürütüldü?
PISA, OECD'nin üç yılda bir düzenlediği ve 15 yaşındaki öğrencilerin gerçek hayat problemlerini çözme becerilerini test ettiği uluslararası bir değerlendirme sistemidir. Türkiye, araştırmaya ilk kez katıldığı 2003 yılından bu yana kesintisiz olarak yer almaktadır.
PISA'ya katılan ülke sayısı yıllar içinde istikrarlı biçimde artmıştır:
2003: 41 ülke
2006: 57 ülke
2009 ve 2012: 65 ülke
2015: 72 ülke
2018: 79 ülke
2022: 81 ülke
2025: 91 ülke (38'i OECD üyesi)
Türkiye'de PISA 2025 uygulaması, 14 Nisan-16 Mayıs 2025 tarihleri arasında, 12 bölgede yer alan 56 ilden seçilen 203 okulda, toplam 7.702 öğrencinin katılımıyla bilgisayar tabanlı olarak gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar, Milli Eğitim Bakanlığı Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile OECD tarafından ayrı ayrı raporlanmıştır.
Türkiye'nin PISA 2025 Sıralaması: Üç Alanda da Sıçrama
PISA 2025 sonuçlarına göre Türkiye'nin küresel sıralamadaki konumu, bir önceki uygulama olan PISA 2022 ile kıyaslandığında her üç alanda da dikkat çekici biçimde ilerlemiştir. 91 ülkenin katıldığı 2025 uygulamasında Türkiye'nin sıralaması şöyle şekillenmiştir:
Alan | PISA 2022 Sırası (81 ülke) | PISA 2025 Sırası (91 ülke) | Yükseliş |
Fen Bilimleri | 34. | 19. | 15 basamak |
Okuma Becerileri | 36. | 18. | 18 basamak |
Matematik | 39. | 28. | 11 basamak |
Yalnızca OECD üyesi 38 ülke arasındaki kıyaslamada da tablo benzer bir görünüm sergiliyor. Türkiye, fen bilimlerinde 29. sıradan 14. sıraya, okuma becerilerinde 30. sıradan 13. sıraya, matematikte ise 32. sıradan 23. sıraya yükselmiştir. Bir başka deyişle Türkiye, OECD ülkeleri arasındaki konumunu fen bilimlerinde 15, okuma becerilerinde 17, matematikte ise 9 basamak birden iyileştirmiştir.
Puan Bazında Değişim: 2003'ten 2025'e 22 Yıllık Tablo
Sıralamadaki yükselişin arkasındaki asıl gösterge, öğrencilerin elde ettiği ortalama puanlardaki artıştır. Türkiye'nin PISA'ya ilk katıldığı 2003 yılından PISA 2025'e kadar geçen sürede puan artışları şu şekilde gerçekleşmiştir:
Fen Bilimleri: 434 puandan 494 puana — 60 puanlık artış
Okuma Becerileri: 441 puandan 472 puana — 31 puanlık artış
Matematik: 423 puandan 462 puana — 39 puanlık artış
Bu artışın önemi, aynı dönemde OECD ülkeleri genelinde ortalama puanların gerileme eğiliminde olmasıyla daha da belirginleşiyor. OECD ortalaması 2003-2025 arasında fen bilimlerinde 500'den 482'ye, okuma becerilerinde 494'ten 461'e, matematikte ise 500'den 463'e gerilemiştir. Tüm ülkeler ortalaması da benzer bir düşüş göstermiştir. Bu tabloya göre Türkiye, son 10 yıllık dönemde her üç alanda da puanını artıran tek OECD üyesi ülke konumuna yükselmiştir; ayrıca PISA 2022'ye kıyasla üç alanın tamamında puanını en fazla artıran OECD ülkesi de Türkiye olmuştur.
Yüzdelik Dilim Analizi: Göreli Sıralamada Yüzde 50'nin Üzerinde İyileşme
Katılımcı ülke sayısının 2003'te 41'den 2025'te 91'e çıkması, ham sıralama rakamlarının tek başına yeterli bir karşılaştırma ölçütü olmasını zorlaştırıyor. Bu nedenle uzun vadeli performansı daha isabetli değerlendirmek için "yüzdelik dilim" yöntemi kullanılıyor; bu yöntem, bir ülkenin katılımcılar arasındaki göreli konumunu ülke sayısından bağımsız şekilde ortaya koyuyor.
Tüm ülkeler arasındaki yüzdelik dilim değişimine bakıldığında:
Fen bilimleri: 2003'te yüzde 85'lik dilimde yer alan Türkiye, 2025'te yüzde 21'lik dilime geriledi (düşük yüzdelik dilim, daha iyi göreli konum anlamına gelir) — göreli sıralama yaklaşık yüzde 64 oranında iyileşti.
Okuma becerileri: Yüzde 80'lik dilimden yüzde 20'lik dilime gerileyerek göreli sıralamasını yüzde 60 oranında iyileştirdi.
Matematik: Yüzde 83'lük dilimden yüzde 52'lik dilime inerek göreli sıralamasını yüzde 36 oranında güçlendirdi.
Sadece OECD ülkeleri arasındaki kıyaslamada da tablo aynı yönde:
Türkiye, fen bilimlerinde yüzde 97'lik dilimden yüzde 37'lik dilime, okuma becerilerinde yüzde 97'lik dilimden yüzde 34'lük dilime, matematikte ise yüzde 97'lik dilimden yüzde 61'lik dilime gerilemiştir. Bu veriler, Türkiye'nin 22 yıllık süreçte OECD ülkeleri arasındaki göreli konumunu üç alanın üçünde de belirgin biçimde güçlendirdiğini gösteriyor.
OECD Ortalamasının Üzerine Çıkan İki Alan: Fen ve Okuma
PISA 2025 döngüsünde "ağırlıklı alan" olarak fen bilimleri belirlenmişti; yani bu döngüde en kapsamlı ölçüm bu alanda yapıldı. Sonuçlara göre Türkiye, fen bilimleri alanında 494 puan alarak hem OECD ortalaması olan 482 puanın hem de tüm ülkeler ortalaması olan 443 puanın üzerine çıktı. Bu, Türkiye'nin PISA tarihinde fen bilimlerinde ilk kez OECD ortalamasının üzerinde yer aldığı anlamına geliyor.
Aynı tablo okuma becerilerinde de tekrarlandı. OECD ve dünya genelinde okuma becerileri ortalama puanları PISA 2018 ve PISA 2022'ye kıyasla gerilerken, Türkiye'nin okuma becerileri puanı 2022'ye göre 16 puan, 2018'e göre ise 26 puan arttı. Böylece Türkiye, fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ülkeleri ortalamasının üzerine çıkan ülkeler arasına girerken, matematikte OECD ortalamasını yakaladı.
Fen bilimleri alanında Türkiye ile OECD ortalaması arasındaki puan farkı da kendi lehine 12 puan kapanmış durumda; bu da istikrarlı bir yakınsama trendine işaret ediyor.
Neden Önemli? Rakamların Ötesindeki Anlam
PISA sonuçları yalnızca bir sıralama listesi değil; bir ülkenin eğitim sisteminin öğrencilere temel bilişsel becerileri ne ölçüde kazandırdığının uluslararası bir göstergesidir. Türkiye'nin 22 yıllık PISA geçmişinde ilk kez üç alanda birden hem mutlak puanlarda hem de göreli sıralamada eş zamanlı ve sürekli bir yükseliş kaydetmesi, aşağıdaki açılardan önem taşıyor:
Süreklilik: İyileşme tek bir döngüye özgü değil; 2018-2022-2025 döngülerinde istikrarlı bir artış eğilimi gözleniyor.
Küresel bağlamda anlam: Dünya genelinde ve OECD ortalamalarında gerileme yaşanırken Türkiye'nin yükselişte olması, performansın yalnızca göreli değil mutlak anlamda da güçlendiğini gösteriyor.
Dengeli gelişim: Yükseliş tek bir alana değil, fen bilimleri, okuma becerileri ve matematiğin üçüne birden yayılmış durumda — bu da eğitim sisteminde bütüncül bir iyileşmeye işaret ediyor.
Türkiye'nin 2003'ten 2025'e PISA Yolculuğu
Türkiye'nin PISA serüveni, yalnızca son uygulamayla değil, 22 yıllık bir birikimle değerlendirildiğinde daha anlamlı hale geliyor. 2003 yılında henüz 41 ülkenin katıldığı araştırmada Türkiye, üç alanda da alt sıralarda yer alıyordu. Takip eden her döngüde katılımcı ülke sayısı artarken (2006'da 57, 2009-2012'de 65, 2015'te 72, 2018'de 79, 2022'de 81, 2025'te 91), Türkiye'nin ham sıralaması bazı dönemlerde yatay seyretmiş gibi görünse de, yüzdelik dilim verileri konumun kesintisiz biçimde iyileştiğini ortaya koyuyor.
Bu uzun soluklu ilerlemenin arkasında birkaç yapısal unsur öne çıkıyor:
Ölçme ve değerlendirme altyapısının güçlenmesi: PISA 2025'in Türkiye'de bilgisayar tabanlı olarak, 56 ilde 203 okulda ve 7.702 öğrenciyle uygulanmış olması, örneklem büyüklüğü ve teknik altyapı açısından önceki döngülere kıyasla daha kapsamlı bir ölçüm sürecine işaret ediyor.
Fen bilimlerinde odaklanmış iyileştirme: 2025 döngüsünde "ağırlıklı alan" fen bilimleri olarak belirlendiği için bu alandaki 60 puanlık artış, dönemin müfredat ve öğretim uygulamalarındaki değişimlerle doğrudan ilişkilendiriliyor.
Okuma becerilerinde sürdürülen ivme: 2018 ve 2022 döngülerinde de benzer bir yükseliş eğilimi görülmesi, okuma becerilerindeki iyileşmenin tek seferlik değil, kademeli bir sürecin sonucu olduğunu gösteriyor.
Türkiye'yi Diğer Yükselen Ülkelerden Ayıran Nokta
PISA 2025 raporlarında dikkat çeken bir başka bulgu, küresel ölçekte pek çok ülkenin fen bilimleri ve okuma becerilerinde puan kaybı yaşadığı bir dönemde Türkiye'nin tersine bir eğilim sergilemiş olması. OECD ortalamasının fen bilimlerinde 500'den 482'ye, okuma becerilerinde 494'ten 461'e, matematikte 500'den 463'e gerilediği bir tabloda, Türkiye'nin her üç alanda birden pozitif yönde ayrışması istatistiksel olarak nadir bir örnek oluşturuyor. Nitekim rapor, son on yıllık dönemde puanını üç alanın tamamında artıran tek OECD üyesi ülkenin Türkiye olduğunu vurguluyor; bu da Türkiye'yi karşılaştırmalı eğitim literatüründe ayrıca incelenmeye değer bir vaka haline getiriyor.
Sayılarla PISA 2025 Türkiye Özeti
Okuyucuların hızlıca göz atabilmesi için Türkiye'nin PISA 2025 performansına dair öne çıkan rakamları tek bir bölümde topluyoruz:
91 ülke PISA 2025'e katıldı, bunların 38'i OECD üyesi.
Türkiye'nin testi uyguladığı 56 il, 203 okul, 7.702 öğrenci.
Fen bilimlerinde +60 puan, matematikte +39 puan, okuma becerilerinde +31 puan (2003-2025 karşılaştırması).
Dünya sıralamasında fen bilimlerinde 15, okuma becerilerinde 18, matematikte 11 basamak yükseliş (2022-2025 karşılaştırması).
OECD sıralamasında fen bilimlerinde 15, okuma becerilerinde 17, matematikte 9 basamak yükseliş.
Göreli sıralamada (yüzdelik dilim) fen bilimlerinde %64, okuma becerilerinde %60, matematikte %36 iyileşme (tüm ülkeler bazında, 2003-2025).
Fen bilimleri puanı 494 ile hem OECD ortalaması (482) hem de dünya ortalamasının (443) üzerinde.
Sıkça Sorulan Sorular
PISA 2025 sonuçları ne zaman açıklandı? PISA 2025 sonuçları, dünya genelinde eş zamanlı olarak yayımlandı; Türkiye'ye ilişkin veriler hem Milli Eğitim Bakanlığı hem de OECD tarafından ayrı raporlarla kamuoyuyla paylaşıldı.
Türkiye PISA'ya kaç yıldır katılıyor? Türkiye, PISA araştırmasına ilk kez 2003 yılında katılmış olup o tarihten bu yana her döngüde yer almaktadır. PISA 2025, Türkiye'nin katıldığı uygulamalardan biridir.
PISA'da hangi alanlar ölçülüyor? PISA, 15 yaş grubundaki öğrencilerin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarındaki yetkinliklerini, ezber bilgiden çok gerçek hayat problemlerini çözme becerisi üzerinden ölçüyor.
Türkiye'nin PISA 2025'teki en yüksek puan artışı hangi alanda oldu? En yüksek puan artışı, 2003'ten 2025'e 60 puanla fen bilimleri alanında gerçekleşti. Bu alan aynı zamanda 2025 döngüsünün "ağırlıklı alanı" olarak belirlenmişti.
Türkiye OECD ortalamasının üzerine çıktı mı? Evet. PISA 2025'te Türkiye, fen bilimleri ve okuma becerileri alanlarında OECD ülkeleri ortalamasının üzerinde puan aldı; matematikte ise OECD ortalamasını yakaladı.
Türkiye Eğitiminde Yeni Bir Denge
PISA 2025 sonuçları, Türkiye eğitim sisteminin son çeyrek asırda geçirdiği dönüşümü sayısal olarak somutlaştırıyor. Fen bilimlerinde 60, matematikte 39, okuma becerilerinde 31 puanlık artış; sıralamada 91 ülke arasında 15 ila 18 basamaklık yükseliş; OECD ortalamasının üzerine çıkan iki alan ve yüzdelik dilimde yüzde 50'nin üzerinde iyileşme — bu veriler bir araya geldiğinde ortaya çıkan tablo, tesadüfi değil, sürdürülen bir politika ve uygulama sürecinin sonucu olarak okunabilir.
Bununla birlikte, uzmanların da vurguladığı gibi PISA 2025 tek başına bir "zafer fotoğrafı" değil, aynı zamanda ilerlemenin nerede sürdürülmesi, hangi alanlarda derinleştirilmesi gerektiğine dair bir yol haritası sunuyor. Türkiye'nin önündeki soru artık "yükseliş var mı" değil, "bu yükseliş nasıl kalıcı hale getirilir" sorusu olmalı.
*Bu makale, OECD tarafından yayımlanan PISA 2025 sonuçları ile Milli Eğitim Bakanlığı Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün açıkladığı ülke raporuna dayanılarak hazırlanmıştır.
PISA 2025 Sonuçları Türkiye









Bu yazılar da ilginizi çekebilir:
PISA 2025 TÜRKİYE SONUÇLARI
PISA 2025 SONUÇLARI: TÜRKİYE FEN, OKUMA VE MATEMATİKTE TARİHİNİN EN BÜYÜK SIÇRAMASINI YAPTI
© Sınav Eğitim Kurumları 2026. Tüm hakları saklıdır.